Ana Sayfa
Biyografi
Köşe Yazıları
Haberler
Fotoğraflar
Top-10
Reklamlar
Videolar
İletişim
   
   

PROGRAMLARIM

Nihat'la Temcit Pilavı
(Hafta içi Her Gün 16:00-18:00 Arasında)
Detaylar için Tıklayınız...

Dış Kapının Mandalı
(Pazartesi,Salı,Çarşamba 13:00-14:00 Arasında, Sokaktan Canlı

Detaylar için Tıklayınız...

 

Sitede Gezerken Dinle...

  

 
   
   
   
   
Elektrik - Sinirler Bitik - 17 Aralık 2006 Pazar günü daha önceden halka duyurulan elektrik kesintisini yaşadık. ‘eyvah gene mi!!’ dedik. Koskoca bir gün elektrik yok. Bir sürü rivayet vardı: ‘aslında dört ay önce yapılması gerekiyormuş. Yok yok.. Yanlış bir şey getirmişler ondan gecikmiş. Hayır.. Elektrik mühendisinin farklı projeleri varmış’ vs. vs. vs. Dedim ya rivayet bunlar. Tam sebebi ben de bilmiyorum ve araştırmadım da. Lakin bir gerçek var ki Tavşanlı halkı bu elektrik kesintilerinden usanmış durumda. Üstelik en büyük isyan da Pazar günleri ekmek paraları uğruna tatil yapamayıp çalışmak zorunda olan esnaftan geliyor. Tabi tatil günü çalışmayıp günü dinlenerek geçirenlerin tuzu kuru. Onlar nasıl olsa zaten kapalılar. Ancak ekmek parası tamamen elektriğe bağlı olanlar bir günlük cirolarından oldular. Yaklaşık dört ay önce elektrik hatlarında yapılacak olan iyileştirme ve bakım çalışmalarından dolayı bilhassa Pazarları olmak üzere çeşitli zamanlarda; Tavşanlı içinde ve civarında elektrikler kesildi. Hatta Göbel civarında yapılan çalışmalar dolayısıyla vericiye elektrik gitmediği için 10 gün radyo yayını yapılamadı. Şimdi diyeceksiniz ki; ‘Kardeşim sen ne diyorsun ? Bu çalışmalar bizler için yapılıyor.’ Evet doğru ama bunun adı iyileştirme ve Tavşanlı’daki kesintilerden henüz kurtulabilmiş değiliz. ‘eee.. O zaman git kendine bir jeneratör al!’. Jeneratör almaya mecbur değilim ki. Bizler, bize elektrik sağlanacak diye bekleyip ona göre fatura ve hatta faturaya göre kullandığınız elektriğin vergisini kallavi bir biçimde ödemiyor muyuz? Ve hatta eğer faturamızı ödemeyi geciktirirsek hemen kapımıza ‘Bak elektriğinizi keseriz haaaa!!’ diye makbuz bırakılmıyor mu? Peki esnafın o Pazar günü kazanamadığı para ne olacak? Belki de elektrik faturası ödemesini o gün yapacağı cirodan sağlayacaktı. 17 Aralık Pazar günü, T.Buruk Caddesi ile alt ve üst sokakları karanlığa mahkum oldu. Bu cadde ve sokaklar şehrin kalbinin attığı en işlek yerler. Ancak bence artık bu sıfat değişmeli. Şehrin en işlek yerleri değil.. ‘Şehrin elektriği en kesik yerleri’ denmeli. Elektrikli döner makinesi olan makinesini çalıştıramadı, telefoncusu kontör satamadı, internetçisi dükkanını kapattı, çiçekçisi karanlıkta iş gördü, simitçisi hamur karma makinesini çalıştıramadığı için sıkıntıdaydı, evlerinde olanların da daha başka sıkıntıları vardı ve bu kesinti ilk değildi… Saat 19:00.. İşte elektrik geldi! Hey gidi Edison… Meğer sen insanlığa ne yüce bir hizmette bulunmuşsun. Elektrik demek medeniyet demek. Avrupa Birliği’ne girmek için bas bas bağırıyoruz. Peki Avrupa’da elektrik kesiliyor mu? Ülkemize gelen turistler elektrik kesintisini hayretle karşılıyorlar. Hatırlıyorum da birkaç yıl önce ABD’de meydana gelen bir doğal afetten ötürü elektrikler kesilmiş ve buna hiç alışık olmayan halk sokaklara dökülmüştü. Allah’tan biz anlayışlı ve tedbirli milletiz de elektrik kesildi mi hemen elimizin altında bulunan muma sarılırız. Sanırım Avrupa’da böyle bir bakım çalışması yapılsa önce mağdur olacak kesimin elektrik hattına farklı bir yerden besleme yapılır, gerekli hat döşendikten sonra işlerini yapmanın ve insanları mağdur etmemenin gururuyla evlerine dönerlerdi. Eminim birçok kişi bu yazı için bana kızacak. ‘Bilip bilmeden ne konuşuyorsun! Sana göre konuşması kolay! Senin dediğin gibi yapsak kaç para harcarız, cebimizden tomarla para çıkar biliyor musun?’ Doğru.. O yüzden insanların para kazanmasını engellemek, evinde keyifli bir Pazar geçirmesine mani olmak en güzeli. Şehrin en işlek caddesini kullanarak gidecekleri yere varmak isteyen iki bayan ortalığın zifir zindan olduğunu görünce caddeye girmekten vazgeçip geri döndüler. ‘-Beyefendi iyi akşamlar.. Bu T.Buruk Caddesi’nin elektrikleri hala gelmedi. Öyle mi? Hımmm.. Yarım saat sonra gelecek. Teşekkür ederim.’ ‘-İyi akşamlar.. Hala gelmedi de elektrik?’ ‘-Beyefendi hala çalışıyorlar.. eeee.. şeyyy… haklısınız.. eeee.. Bİ BİSKREM VERSEM???’ Pazar günü olanları bir büfecinin caddenin karanlığında yankılanan şu sözleri özetliyordu: ‘BUYRUN.. TAVUK DÖNER, ET DÖNERRRRRR!! MUM IŞIĞINDA ROMANTİK BİR AKŞAM YEMEĞİ… ELEKTRİK YOK AMA DUYGULARIMIZ VAR. TAVŞANLI’NIN EN ROMANTİK DÖNERCİSİ BURADAAAAAA!!!’ Amacım durduk yere eleştirmek, meydanı boş buldum diye atıp tutmak değil. Sizce de elektrikler hiç kesilmese daha güzel olmaz mı? Tam bu yazıyı yayınlamaktan vazgeçiyordum ki 18 Aralık 2006 Pazartesi günü tamamen bir sinir harbi içinde geçti. ‘Eyvah! Elektrikler gitti! Aaaa.. İşte geldi! Haydaaaaa!! Gene gitti! Evet geldi. Artık gitmez. N’oluyor ya?? Beş dakika bekleyelim bakalım. Hah! Geldi işte! Gene gitti. Makineler yanmasa bari!’ Bir muhasebeci, arkadaşına dert yanarken kulak misafiri oldum: ‘Ya kardeşim nedir bu anlamadım!! İki tane fatura düzenleyemedim bilgisayarda!! Mecburen gece çalışacağız. Tabi elektrik olursa!!’ Kimse kimseyi suçlamak, haksız yere eleştirmek, ukalalık yapmak istemiyor. Herkesin tek derdi var: NORMAL BİR GÜN GEÇİRMEK... Hepsi bu… Nihat MERMER - E-Tavsanli - 18 Aralık 2006 - Köşe Yazısı

Rasgele Köşe Yazıları

E-Tavsanli - 14 Kasım 2006
E-Tavsanli - 14 Kasım 2006
E-Tavsanli - 18 Aralık 2006
 
       






web tasarım ege Bilgisayar