Ana Sayfa
Biyografi
Köşe Yazıları
Haberler
Fotoğraflar
Top-10
Reklamlar
Videolar
İletişim
   
   

PROGRAMLARIM

Nihat'la Temcit Pilavı
(Hafta içi Her Gün 16:00-18:00 Arasında)
Detaylar için Tıklayınız...

Dış Kapının Mandalı
(Pazartesi,Salı,Çarşamba 13:00-14:00 Arasında, Sokaktan Canlı

Detaylar için Tıklayınız...

 

Sitede Gezerken Dinle...

  

 
   
   
   
   
Merhaba.. Tavşanlı BLD. T.K.İ. Linyitspor genel kaptanı Sayın Murat ERAN ile yaptığımız söyleşinin 2. bölümü ile karşınızdayız. 18 Mart 2008 Salı günü Ada Stadı’nda Linyitspor’un idmanını seyrettik ve izlenimlerimizle birlikte yöneticiler ve futbolcularla yaptığımız röportajları, canlı canlı Alternatif Radyo’dan aktardık. İşte o günkü konuşulanlar: Nihat MERMER: Elbette her şey dışardan göründüğü gibi değildir lakin gerek olumlu gerek olumsuz tepkiler alıyorsunuz. Bu tepkilere bakış açınız nedir ? Gelen tepkiler takımı nasıl etkiliyor ? Murat ERAN: Aslında olaya profesyonelce bakmak lazım. Elbette bir takım olumsuzlukları hocalarla paylaşırım ama ben takımı seyirci gözüyle göremem. ‘’Taraftarın takımı hiç yenilmez.’’ diye bir laf vardır. Neden ? Hiç oynamaz da ondan. Taraftar kafasında bir takım yapar ama o takım sahaya çıkıp oynamaz ki. Dolayısıyla da maç kaybetmezsiniz. Yeri geldiğinde, maç kaybettiğinizde hemen düşünürler; ‘’Şu oyuncunun yerinde bu oynamalıydı’’ derler lakin bu düşüncenin ürününü sahada görmeniz mümkün değildir. Varsayımlarla maç kazanamazsınız. Bir de saha içindeki görevleri hoca verir. Siz futbolcunun görevini dışardan bakarak kolay kestirmezsiniz. ‘’Neden ileri çıkmıyor bu oyuncu?’’ diye düşünebilirsiniz bazen. Halbuki hoca ona adam tutması için görev vermiştir. Ayrıca taraftarın, hafta içi meydana gelen olaylardan pek haberi olmaz. Basitçe bir örnek: Maçtan bir gün önce adam hastalanmıştır maça çıkamaz. Şimdi herkes nerde bu oyuncular der ama işte siz geldiniz ve kendi gözünüzle görüyorsunuz; Mesut BALCI ve Hasan Yaşar idmanda yok. Teknik Direktör, günün en az sekiz saatini oyuncularımızla geçiriyor. Kimin durumu nedir, neden oynamamıştır ? Bunların sebeplerini bildiği için ona göre kadro kuruyor. Şunu unutmayın, en iyi bilen kişi hocadır. Herkes bunu kabul etmeli. N.M.: Taraftar hakkında başka bir sorum olacak. Linyitspor’un sıkı taraftar grubu NEŞTER’den bahsetmek istiyorum. Neşter ile aranız nasıl ? Desteğinden memnun musunuz ? M.E.: Neşter ile aramız çok iyi. Burada 1000 kişinin yapamadığını Neşter grubu tek başına yapıyor. Tabii bazen bizim için bir takım sıkıntılara da sebep oldular (Bunu söylerken gülmeye başlıyor.) N.M.: Neden ? M.E.: Maçın birinde çok sık tekrarladıkları bir cümle yüzünden 6 bin YTL ceza yedik. Ama genel anlamda bakacak olursak Neşter grubu bize çok büyük güç veriyor. Ben amatör kümedeki şampiyonluk maçını çok iyi hatırlıyorum. Bizim çocuklar Bolu’da kendilerini çok yalnız hissetmiş. Boğazları düğümlenmiş. Ama ne zaman ki araba kornaları çalmaya başladı, Neşter geldi diye kendilerini belli ettiler ve ‘’Linyit !!’’ diye bağırmaya başladılar; işte o zaman durum değişti. N.M.: Ben o zaman radyo programındaydım ama aldığım duyumlara göre o şampiyonluk maçında bulunan diğer şehirlerin taraftarları da Linyitspor’u desteklemeye başlamış bu sayede. Doğru mu ? M.E.: Evet. Hem de hepsi. Neşter, bu ilçede önemli bir işi yapıyor. Şöyle ki: Deplasmana gittiğinizde, ev sahibi takımın taraftarı hep kendi takımını destekler ve sizin motivasyonunuzu bozmaya çalışır. Ola ki biz yenersek ve rakip takımın taraftarı kendi takımına kızmışsa, ancak o zaman bizi alkışlar. İşte o tür bir görevi Tavşanlı’da Neşter grubu üstleniyor. Bir defa sahaya çıkan takımın moral ve motivasyonunu bozacaksınız. Profesyonelliğin bir parçası da budur. Motivasyonunu bozacaksın ki onları kötü oynamaya iteceksiniz. Bunu Neşter yapıyor işte. N.M.: Peki Neşter dışındaki genel taraftar kitlesinden memnun musunuz ? M.E.: Maalesef genel taraftar kitlesi, maçı sinema seyreder gibi seyrediyor. Maçı çekirdek yiyerek seyretmek yerine coşkulu olmamalılar. Futbolcuları motive etmeliler, onlara şevk vermeliler. Bu takımı da şöyle görmeliler: Linyitspor, 3. lig için henüz yeni bir takım. Bu oyuncuların çoğu geçen sene amatör oynuyorlardı. Daha zamana ihtiyaçları var. Biz arkalarında olmalıyız. N.M.: Hocam, bu durum yani bir an evvel çok büyük başarı beklentisi; yılların verdiği başarı açlığından kaynaklanıyor olabilir mi ? M.E.: Mutlaka. Ama bakın, bu takım 11 sene boyunca 3. ligi özledi. Amatörde büyük başarı sağladı. 3. ligde de öyle. Erhan Hoca (Takımı amatör kümede şampiyon yapan Erhan Sarıgöl), bu takımı buraya getirdi. Ama şimdi ne oldu ona ? N.M.: Maalesef şu an içim ortalıkta gözükmüyor ve bizimle konuşmak istemiyor. M.E.: Elbette konuşmak istemez. Herkese kırgın çünkü. Ama Erhan Hoca bizim kendi evladımız. Onu bir şekilde yeniden motive edeceğiz ve işin açıkçası ben onu takımda tekrar görmeyi arzu ediyorum. (Burada küçük bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Her ne kadar Murat ERAN, Erhan Hoca’yı takımın başında görmek istese de Erhan Bey’in kendi ağzından yapılan bir açıklamayı belirteyim. Vaktinde kendisine niçin tribünden taktik verdiği sorulduğunda sahaya girmek için gerekli belgelerinin bulunmadığından bahsetmişti. Her ne kadar yöneticiler konudan bahsetmeseler de aldığım duyumlara göre Sayın Erhan SARIGÖL’ün, Linyitspor’u resmi anlamda çalıştırması için yeterlilik belgesi bulunmuyormuş. Sanırım bu konudaki en doğru bilgiyi takımın yöneticileri ve Erhan Hoca verecektir.) M.E.: Yani sonuç itibariyle seyirci sabırsız. Yoğrula yoğrula bu iş olacak ama ilk sene olmayabilir. İkinci sene olabilir belki. 3. lige geldiniz bu sene de burada şampiyon olacaksınız diye bir kaide yok ki. N.M.: Ancak şampiyon olamazsanız, bu durum Linyitspor’un ligden düşeceği anlamına gelmiyor. M.E.: Elbette. Linyitspor’un hala ilk beşte olma hedefi var. Şansımızı da kaybetmiş değiliz. N.M.: Hocam bir gerçek daha var. Ola ki takım 2. lige çıkarsa maddi anlamda çok daha büyük sorunlarla karşılaşacaksınız. Maddi yükünüz artacak. Peki şimdiden bunun etütleri yapılıyor mu ? 2. lige çıkarsak planımız ne olur diye çalışmalarınız var mı ? M.E.: Hepsi yapılıyor. Linyitspor seneye hazırlık yapıyor. Ama şöyle: Hiç kimseye ihtiyacı olmadan, şahıslara bağımlı olmadan yürüyebilmemiz lazım. Yan gelirlerin toplanmasıyla kalıcı bir gelir elde edilmeye çalışılıyor. (Bu cümleden kastı sermaye edinmek.) Maddi meseleler konusunda başka bir bilgi vereyim. Herkesin bilmesi gereken bir konu var. Bu takımın bir maçlık deplasman maliyeti ortalama 25 bin YTL. Bu çocuklar bedavaya oynamıyorlar. Maç başı 500 YTL’ndan aşağı oynayan oyuncumuz yok. Deplasmanda galip gelirlerse bir o kadar da prim alır. 20 kişiyle gittiğimizi düşünürseniz 20 YTL etti bile. Minimum 2 bin YTL otel masrafı… Bak şunu açıklayayım: Linyitspor’un bir öğle yemeği asgari 500 YTL. N.M.: Hocam bir şeyin altını yeniden çizeyim. Amatör kümede şampiyon olunca, hemen akabinde Erhan Hocayı ve futbolcuları Alternatif Radyo’da canlı yayında konuk etmiştim. O programda özellikle bir mesaj vermeye çalışmıştım. ‘’Otobüsünüzün değişmesi lazım, birileri size el atsın, yolculuk önemlidir, daha iyi bir otobüs tahsis edilmesi için gerekli kişi ve kurumlar birlik olsun’’ diye çağrıda bulunmuştum lakin gördüğüm kadarıyla aynı otobüsle devam ediyorsunuz. M.E.: Evet, aynı otobüs. N.M.: Elbette 2. lige çıkarsanız kadroyu güçlendirmeniz lazım lakin anladığım kadarıyla siz takıma daha kaliteli futbolcular almak yerine eldeki kadroyu yetirip güçlendirmek ve iskeleti korumak amacındasınız. Yanlış mıyım ? M.E.: Tabii genel anlamda tutmak istiyoruz. Mali açıdan şu durumu da belirteyim ki biz bu ligde devlerle mücadele ediyoruz diyebilirim. Yani hep şehir takımlarıyla uğraşıyoruz. Mesela bizde 10 liraya oynayacak futbolcu gidip şehirde 5 liraya oynuyor. Beni Tunçbilek’te kim görecek diyor. İzmir’den buraya adam gelir mi ? Gelmek istemiyor. Böyle bir dezavantajımız var. N.M.: buradan şu sonucu çıkarıyorum ki futbolcuyu getirebilmek için şehir takımlarına göre daha fazla para vermek zorundasınız öyle mi ? M.E.: Evet. Ulaşım sorununuz da mevcut. Bunların hepsi olumsuz etkiliyor. Bu seferlik de bu kadar. Ancak aldığımız bilgiler henüz bitmedi. Birkaç gün sonrasını merak edin. Daha konuştuğumuz konular var. Murat ERAN Kütahyaspor’a ne gibi mesajlar verdi, onları nasıl nitelendirdi ? Bunların hepsini Tavşanlı’nın Sesi’nde ve www.nihatmermer.com adresinde bulacaksınız. Gazetedeki röportajları kaçıranlar, geçmiş röportajalrı www.nihatmermer.com adresinde bulabilirler. Görüşmek dileğiyle.. Nihat MERMER Nihat MERMER - Tavşanlı'nın Sesi - 30 Mart 2008 - Köşe Yazısı

Rasgele Köşe Yazıları

E-Tavsanli - 16 Aralık 2007
E-Tavsanli - 06 Nisan 2007
E-Tavsanli - 14 Kasım 2006
E-Tavsanli - 16 Aralık 2007
E-Tavsanli - 06 Nisan 2007
E-Tavsanli - 14 Kasım 2006
 
       






web tasarım ege Bilgisayar