Ana Sayfa
Biyografi
Köşe Yazıları
Haberler
Fotoğraflar
Top-10
Reklamlar
Videolar
İletişim
   
   

PROGRAMLARIM

Nihat'la Temcit Pilavı
(Hafta içi Her Gün 16:00-18:00 Arasında)
Detaylar için Tıklayınız...

Dış Kapının Mandalı
(Pazartesi,Salı,Çarşamba 13:00-14:00 Arasında, Sokaktan Canlı

Detaylar için Tıklayınız...

 

Sitede Gezerken Dinle...

  

 
   
   
   
   
Merhabalar.. Geçtiğimiz 18 Mart günü ki aynı zamanda Çanakkale Şehitleri’mizi de anma günüydü; Linyitspor’un idmanına konuk olduk. Birkaç gün önce bu idmandan bir kesit olan kaptan Abdi ile olan röportajımızı sizinle paylaştık. Kısmet olursa bu röportajları seri halinde size sunmaya devam edeceğiz. Bugünkü röportajımız Genel Kaptan Murat ERAN ile: Nihat MERMER: Murat Bey merhaba.. Nasılsınız ? Bizi kırmayıp idmanınıza aldığınız için Alternatif Radyo adına size teşekkür ediyorum. Murat ERAN: Sağolun. Siz Nasılsınız ? Sizi ağırlamaktan mutluluk duyduk ve bize yapılan her teklife açığız. Linyitspor bu tür yaklaşımlardan ötürü şeref duyar. N.M.: Murat Bey, sizin göreviniz genel kaptanlık. Göreviniz hakkında biraz bilgi verir misiniz ? M.E.: Genel kaptan, yönetim ile futbolcular arasında bir nevi köprü vazifesi görür. İletişimi ve koordinasyonu sağlar. N.M.: Anladım. Yani bir nevi ilişkileri sıkı tutmak adına bu görevi üstlendiniz. Murat Bey, elbette herkes merak ediyordu, Linyitspor’dan çok sıkı bir performans bekleniyordu. Ancak bir takım hayal kırıklıkları da yaşanmadı değil. Tabii yeri geldiğinde sert eleştiriler aldınız, yeri geldiğinde alkışlandınız. Tavşanlı, Linyitspor’dan çok büyük beklenti içindeydi. Kaldı ki takımınız bulunduğu grup içinde sağlam bir kadroya sahip. Ancak o kadrodan beklenen performans tam olarak alınamayınca, insanlar bir tepki gösterdiler. Sonrasında bir düzelme aşaması oluştu ve şu an, playoff için hala şansınız var. Bundan sonraki hedef tam olarak nedir ? Mutlaka planladığınız bir konum vardır ve kağıt üzerinde hesaplarınızı da yapmışsınızdır. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz ? M.E.: Öncelikle geriye dönmek lazım. Bu takım geçen sene amatördü ve 179 takım arasından ilk 6’ya girerek bir nevi Türkiye Şampiyonu oldu. Çok zor bir iş başararak 3. lige yükseldi. Temmuz ayında herkes futbolcu peşinde koşarken biz iki tane genel kongre atlattık. Yani idareci bulamadık. İki kongre yapmak kolay iş değil. Seçilenler ertesi günü istifa etti. N.M.: Sebep neydi ? M.E.: ’’Yapmak istemiyorum’’ dediler. Bolu’dan şampiyon olarak dönen eski idari ekip kendine düşeni gerçekleştirdi ve yeni bir oluşum adına istifa etti. Fakat kimse görev kabul etmedi. Yani diğer takımlar futbolcu ararken biz idareci arar olduk. 300 kişi de üyelikten istifa etti. N.M.: Dolayısıyla 3. lig için yapılanma sürecinde sorunlar oluştu öyle mi ? M.E.: İnanılmaz hem de… Bu takım. 200 bin YTL borçlu olarak 3. lige çıktı. Vermemiz gereken şampiyonluk primlerini veremedik. Lige sancılı bir şekilde katıldık. Ve olacak iş değil, ilk maçta da 85. dakikadan sonra dört tane gol yedik. Şok olduk. N.M.: Hocam o maçtaki sorun neydi ? M.E.: Ben gerek amatör gerekse profesyonel olarak uzun süre futbol hayatı yaşadım. Böyle bir şey görmedim. İnsanın aklına bile gelmez bu durum. Goller yağmur gibi geliyordu. Voleybolda ve ya basketbolda mola alırsınız. Oyunu soğutursunuz. Biz bunu yapamadık. Üstelik bizim oyuncularımız da aman bir gol daha atayım diye, yangından mal kaçırır gibi topu santraya getiriyorlardı. (Bunları söylerken hafiften gülüyor ama alaycı biçimde değil de hani ağlanacak halimize güleriz durumu vardır ya. İşte öyle hüzünlü bir gülüş.) Netice itibariyle çok şanssız başladık. Ertesi hafta deplasmanda Kütahyaspor ile oynadık. Daha yerimize oturmadan gol yedik. Dakika: 1, Gol: 1. N.M.: ‘’Eyvah !’’ dediniz mi o an ? M.E.: Gene aynı olacak diye düşündüm. Allah’tan sonrasında toparlandık ve gücümüzü gösterdik de o maçı 2-1 kazandık. Sonrasında futbolculara güven gelmeye başladı. İdareciler de ümitlendi. Dolayısıyla Kütahyaspor maçı bizim için dönüm noktası oldu ve ilerleyen süreçte Linyitspor avantajını kullandı. Bu avantajı soracak olursanız, amatörden gelen oyuncuların büyük çoğunluğunu takımda tuttuk. Yani geçen senden birbirlerini tanıyan oyuncularla yolumuza devam ettik. Böyle olunca, takım 3. lig atmosferine daha çabuk adapte oldu. Performans gitgide arttı. Sonrasında taraftar bu takımın şampiyon olacağına inandı. Halbuki biz orta sıraları hedeflemiştik. N.M.: Yani takıma güven gelince ve sonuçlar da iyi olunca hedef büyüdü öyle mi ? M.E.: Elbette. Ancak bu işler sanıldığı kadar kolay değil. Örnek vermek gerekirse: Linyitspor, bu ligin ve grubunun en mütevazı bütçesiyle mücadele eden bir ekip. N.M.: Şu anki idmandan biraz bahseder misiniz ? M.E.: Kondisyon idmanını seyrediyorsunuz. Genelde Pazar günü maçtan çıkıldıktan sonra Salı günleri ‘’Yükleme’’ olarak tabir ettiğimiz ağır bir idman yapılır. Çarşamba ve Perşembe günleri de çift kale idman ve taktik çalışmaları yapılır. N.M.: Tekrar maddi konulara dönelim. Tavşanlı Belediyesi size kucak açtı. Yardımcı oldu. Bundan sonrasını sizden dinleyelim. M.E.: Açık ve net konuşmak lazım. Bu işlerin yürüme şekli var. Tavşanlı Belediyesi, Tavşanlı Müessese Müdürlüğü ve Milletvekili Sayın Hüsnü Ordu’nun girişimleriyle ayakta kalıyoruz. 5 kez İddia kuponlarına girdik. Maç başı ortalama 30 bin YTL girdi sağladığımızı düşünürseniz toplamda 150 bin YTL gibi bir gelir elde etmiş oluyoruz. Şunu belirteyim ki belediye, kanunun elverdiği ölçüde bize yardımcı olabilir. Belediyeler, profesyonel kulüplere yardım yapamaz. Böyle bir kanun var ve bu kanunun dışına çıkmadığı için, bizim yan gelir elde etmemiz için bize olanak sağlıyor. Ama şunu da belirtmek isterim ki eğer kanunlar el vermiş olsaydı Tavşanlı Belediyesi, bir değil beş tane Linyitspor’a bakardı. N.M.: Elbette gelir konusunda çalışmalarınız, etütleriniz olmuştur. Mali anlamda ne gibi çözümler ürettiniz ? M.E.: Bakın aslında biz şöyle de yapardık: Bu takıma bir tane 100 bin YTL değerinde futbolcu alabilirdik. Ama parasını ödeyemezdik. Eskiden köle zihniyeti vardı. Futbolcu alınırdı, para ödenmezdi. Futbolcunun alacağı kulüpte kalırdı. Ben bunları çok yaşadım ancak şimdi öyle değil. Futbolcuya parasını ödemediniz mi sizi federasyona şikayet ediyor, serbest kalıyor ve siz onun parasını faiziyle ödemek durumundasınız. N.M.: Buradan anladığım kadarıyla, ödeyemeyecek olduktan sonra neden futbolcu alayım mantığıyla mı giderleri çözmeye çalıştınız ? M.E.: Elbette. Aksi taktirde biz, gelecekteki kulüp yöneticilerine borçlu bir kulüp devretmek zorunda kalırdık. O zaman kim bu takımı yönetmek ister ki ? Bizim mantığımız şudur: Futbolcusundan idarecisine kadar hiç kimse hiçbir zaman vazgeçilmez değildir. Biz, gelecek yönetim kurullarına temiz bir kulüp bırakmak amacındayız. Biz borçlanmak istemiyoruz. Şu an Kütahyaspor’u kimse almak istemiyor çünkü 2 milyon YTL borçları var. Bugünlük bu kadar. Ancak Genel Kaptan Murat ERAN ile futbolcuların durumundan taraftar grubu Neşter’e; 2. lig umudundan Kütahyaspor ile oluşan talihsiz duruma kadar daha birçok konu hakkında konuştuk. İlerleyen günlerde Tavşanlı’nın Sesi’nde hepsini bulacaksınız. Bir önceki röportajımız Kaptan Abdi ile idi ve yönetimle bir takım çevreler hariç, kimse onun askere gideceğini bilmiyordu. Bu bağlamda Tavşanlı halkını ve kamuoyunu ilk biz bilgilendirdiğimiz için de Alternatif Radyo adına, kendi adıma ve Tavşanlı’nın Sesi adına gayet mutluyum. Gazetemizde yayınlanan röportajları ve ya kaçırdığınız yerleri www.nihatmermer.com adresinden de öğrenebilirsiniz. Nihat MERMER Nihat MERMER - Tavşanlı'nın Sesi - 26 Mart - 2008 - Köşe Yazısı

Rasgele Köşe Yazıları

E-Tavsanli - 06 Nisan 2007
E-Tavsanli - 16 Aralık 2007
E-Tavsanli - 06 Nisan 2007
 
       






web tasarım ege Bilgisayar