Ana Sayfa
Biyografi
Köşe Yazıları
Haberler
Fotoğraflar
Top-10
Reklamlar
Videolar
İletişim
   
   

PROGRAMLARIM

Nihat'la Temcit Pilavı
(Hafta içi Her Gün 16:00-18:00 Arasında)
Detaylar için Tıklayınız...

Dış Kapının Mandalı
(Pazartesi,Salı,Çarşamba 13:00-14:00 Arasında, Sokaktan Canlı

Detaylar için Tıklayınız...

 

Sitede Gezerken Dinle...

  

 
   
   
   
   
Güle Güle Karaoğlan - Bugün, Türkiye ve dünya siyaset tarihinin en önemli isimlerinden birini son yolculuğuna uğurluyoruz. Geçtiğimiz Pazar günü hayata gözlerini yuman Bülent ECEVİT; nam-ı diğer KARAOĞLAN, artık aramızda yok. Siyasi kimliğine ters düşen insanların bile taktirini toplamış bir kişilikten bahsediyoruz burada. Düşünce tarzı her ne olursa olsun Ecevit’i tanıyan herkes bir buruklukla karşıladı beklenen sonu. Beklenen sondu diyoruz zira zaten yaşam destek ünitesine bağlı olarak yaşatılmaya çalışılıyordu. Bir zamanlar siyaset adamı olan babası da aynı hastalık yüzünden 56 yaşında vefat etmişti. Hatta durumun farkında olan Ecevit, kendini bir şekilde eğitmiş ve sırf beyin kanaması geçirmeyi ertelemek için bir nevi oto kontrol mekanizmasını geliştirmişti ama artık son noktayı koydu. Kimbilir belki de o mütevazi yaşamının bir örneği olarak insanlara daha fazla yük olmak istemeyerek “benden bu kadar” dedi. Objektif bir açıyla konuyu ele alacak olursak Ecevit’in siyasi hayatı kıskanılacak cinstendir. Dünyada bile 32 yaşında milletvekili, 36 yaşında bakan olma başarısı göstermiş çok az siyasetçi vardır ve nitekim Ecevit, Türk siyaset alanında olduğu kadar dünya siyaset arenasında da oldukça tanınmış bir simadır. Başarılarının yanı sıra başarısızlık olarak da tanımlanabilecek askeri müdahaleleri de yaşadı. 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül'deki askeri müdahalelerini, meclisteki bir siyasetçi olarak yaşadı. Biri New York'ta olmak üzere iki kez silahlı saldırıya uğradı. Taksim'deki bir suikast, dönemin başbakanı Süleyman Demirel'in girişimiyle önlendi. Tarihe; adını KARAOĞLAN olarak yazdıran ve Kıbrıs’ın şimdiki durumunda başrol oynayan Kıbrıs Harekatı’nın gerçekleşmesini sağladı. Yine terörist başı abdullah öcalanın yakalanmasını tertipledi. Ölümünün ardından tüm Kuzey Kıbrıs medyası yas tutarken, Alman basını ölüm haberine ve Ecevit’e geniş yer ayırır iken, Rum Kesimi medyası hiç de hoş olmayan başlıklarla vefat haberini verdi. Rumların bu davranışı; seneler sonra bile hala ne büyük öfke duyduklarının bir göstergesi idi. Atalarımız ve her şeyden önce ulu önderimiz ATATÜRK, düşman da olsa ona saygılı davranmayı öğretmiştir. Ancak Rumlar, artık hayatla bağlantısı kalmayan bir insana bile terbiye sınırlarını aşan atıflarda bulunmuştur. Her ne kadar 2001 yılındaki krizin etkisiyle siyasi yaşamında çok şey kaybetse de tüm siyasetçilerin saygıyla karşıladığı bir devlet adamı idi. Siyasetçi kimliğinin yanı sıra şair yönüyle de bilinen Ecevit, büyük bir aşkla bağlandığı; eşi, arkadaşı, sırdaşı Rahşan Hanım’ı yalnız bıraktı. Yalnız Rahşan Hanım mı? Tüm Türkiye artık Karaoğlan’sız devam edecek. Güle güle Karaoğlan… Nihat MERMER - E-Tavsanli - 10 Kasım 2006 - Köşe Yazısı

Rasgele Köşe Yazıları

E-Tavsanli - 06 Nisan 2007
E-Tavsanli - 06 Nisan 2007
E-Tavsanli - 18 Aralık 2006
 
       






web tasarım ege Bilgisayar